Hawraman, Şarezur ve Halepçe Halkının İnsani Kültürüne Övgü

Görüşler 12:31 PM - 2026-06-24
Hamay hama saed

Hamay hama saed

Hawraman, Şarezur ve Halepçe’nin başı dik halkının sergilediği insaniyet ve cömertlik; kötü günlerde ve darlık zamanlarında bir arada olmanın, barışın ve birbirine sahip çıkmanın önemli bir dersi olmuştur.

Hawraman ve genel olarak bu bölgenin köklü tarihi deneyimi, bizlere medeniyetimizde iyiliğin, bağışlayıcılığın, hoşgörünün, barışın ve birlikte yaşamın tükenmez bir hazinesi olduğunu söylemektedir.

Kültürümüzün bu güzel yüzünü göstermek için daha fazla hizmet edilmeli, bu değerlerin parlatılması ve öne çıkarılması adına daha çok yatırım yapılmalıdır; bu da alimlerimizin, aydınlarımızın, sanatçılarımızın, kültürel, sivil ve resmi kurumlarımızın görevidir.

Hawraman, Şarezur ve Halepçe’nin çilekeş, yaralı, kimyasal saldırıya uğramış ve sürgün edilmiş halkı; dini ve ulusal şovenistlerin kendilerine reva gördüğü tüm o acımasızlığa rağmen, kendi kadim ve asil medeniyetlerinin gerçek yüzünü ortaya koymuşlardır.

Bu duruş, Baas rejiminin hiçbir gaddarlığının, suçunun ve vahşi uygulamasının Halepçe halkı ile Hawraman medeniyetinin yüce değerlerini değiştiremediğini bir kez daha kanıtlamıştır.

Halepçe, Hawraman ve Şarezur halkının, 11 yaşındaki bir kız çocuğunun boğulması ve kaybolması trajedisi karşısında gösterdiği derin hassasiyet; bölge halkının asaletine, insaniyetine, yaşam sevgisine, dinine, milletine ve vatanına olan sarsılmaz bağlılığının en somut kanıtıdır.

Halkın kendiliğinden ortaya koyduğu bu asil duruş, gösterdiği insani bağış ve Rukaye’nin cenazesini arama ve uğurlama faaliyetlerinde cisimleşen bu insani dayanışma; Irak’taki birbirini izleyen rejimlerin yıllardır yok etmek için uğraştığı değerlerdir.

Maalesef bizler de yıllardır onlarca kuruma sahip olmamıza ve Bağdat ile Irak’ın diğer bölgelerinde sempati kazanmak adına milyonlarca dolar harcamamıza rağmen, Kürdistan halkının bu güzel imajını Irak kamuoyuna yeterince gösteremedik.

Ne yazık ki, yer yer Kürdistan halkının ulusal mutabakatının dışına çıkan bazı çatlak sesler, toplumsal barışa, birlikte yaşama ve insaniyetin yüce değerlerine karşı durmaktadır.

Bu çevreler olaylara dar bir çerçeveden, şovenist bir öfkeden ya da bağnaz bir ideolojik saplantıdan bakmaktadırlar.

Hayata, medeniyete ve halkın kültürüne siyah bir gözlükle bakan ve yaşamın akışını kendi arzularına göre değiştirmek isteyen bu kişiler, dün Hawraman ve Halepçe’de Rukaye için yapılanların, bölge halkının temiz ruhunun ve kültürünün bir yansıması olduğundan habersizdirler.

Yaşananlar hazırlanmış bir senaryo ya da bir tiyatro değil; aksine bölge halkının ahlakının, asaletinin, değerlerinin ve insani kültürünün ta kendisidir.

Bu güzel kültüre karşı çıkmak için bahane üretenlerin argümanları temelsizdir.

Yaptıkları kıyaslamalar ise tamamen yersizdir; Doğu Kürdistanlı şehit kızı Gazal Mevlan’ın durumunun, toplumun 11 yaşındaki Rukaye’ye gösterdiği insani sempati ile karşılaştırılması doğru değildir.

Şehit, Kürdistan kültüründe her zaman en yüksek saygı ve sevginin odağı olmuştur.

11 yaşındaki bir kız çocuğunun boğulması gibi insani bir davada halkın gösterdiği refleks ve duyarlılığa saldırmak, insanları sadece içlerindeki şefkati dile getirdikleri için kınamak; halkın Kürdistani ruhundan ve binlerce yıldır koruduğu yerli kültürün değerlerinden bihaber olmanın bir göstergesidir.

Bölge halkının ortaya koyduğu bu duruş, tüm Kürdistan halkı için büyük bir manevi sermayedir ve bazı çevrelerin yıllardır kin ve intikam duygularıyla inşa etmeye çalıştığı olumsuz imajı düzeltmeye yönelik muazzam bir adımdır.

Nefret dolu ve şovenist yaklaşımlar Kürdistan kültürünün gerçek yüzü olamaz; Hawraman, Halepçe ve Şarezur halkının yaptığı şey, Kürdistan kültürünün gerçek ve asil yüzüdür.

Buradan, güzel Hawraman topraklarının aziz halkına, Halepçe ve Şarezur’un tüm sakinlerine bir kez daha şükranlarımı ve takdirlerimi sunuyorum.

Bölge halkımızın yaptığı şey; binlerce yıldır kök salmış ve halkın güzel bir kültürü haline gelmiş olan hoşgörünün, sevginin, yaşam bağının, birlikte yaşamın ve birbirini kabul etmenin somut bir tezahürüdür.

Ayrıca, bölgedeki tüm arama kurtarma ekiplerine, idari ve hizmet kurumlarına, özellikle Halepçe Valisi’ne, ilgili tüm taraflara, dini ve toplumsal şahsiyetlere, aydınlara ve sanatçılara öncü rollerinden ve Kürt kültürünün yüce bir örneğini yeniden canlandırdıklarından dolayı teşekkür ediyor, kendilerini tebrik ediyorum.

Aydınlarımızdan, sanatçılarımızdan, gazetecilerimizden, din alimlerimizden ve sosyal medya fenomenlerimizden; Kürdistan kültürünün bu güzel yüzüne hizmet etmelerini, Hawraman, Şarezur ve Halepçe kültürünün bu asil tablosunu dini, sanatsal ve edebi eserlerde işleyerek ölümsüzleştirmelerini rica ediyorum.

Böylece herkes bundan yeni dersler çıkarabilsin ve Kürt kültürünün kadim değerlerine aykırı olan bazı çatlak seslerin, içi boş bahanelerle bölgemizin ve ülkemizin bu insani, medeni ve güzel imajını lekelemesine izin verilmesin.


Hama Hüseyin Hama Said

Kürdistan Bölgesi Hükümeti Kültür ve Gençlik Bakanı

PUKMEDIA


En çok okunanlar

Haberler cebinizde.

İndirmek

Logo Başvuru

Play Store App Store Logo
Haberler Cebinizde