Almanya ve Türkiye İlişkilerinin Etkinleştirilmesi
Görüşler 04:23 PM - 2026-06-17
Almanya ve Türkiye arasında köklü ekonomik ve ticari bağlar bulunmasına rağmen; Türkiye'nin AB üyeliği, demokratikleşme süreci, insan hakları, ifade özgürlüğü, yargı bağımsızlığı, Almanya'daki büyük Türk diasporası üzerinden iç işlere müdahale iddiaları, Kıbrıs sorunu, Yunanistan ile yaşanan gerilimler, göçmen krizi ve Gazze’deki İsrail-Hamas çatışması gibi pek çok konuda derin görüş ayrılıkları mevcuttur.
Türkiye'deki başkanlık sistemine geçiş ve dış politikada eksenin Doğu ile İslam dünyasına kayması, AB ve Almanya tarafından güvensizlikle karşılanmış; Suriye iç savaşı ve DEAŞ'la mücadele döneminde yaşanan gelişmeler de ilişkileri daha da germiştir.
Ancak Rusya-Ukrayna savaşı ile Orta Doğu'daki mevcut İsrail, Hamas, Hizbullah ve ABD-İran gerilimleri, Almanya'nın dış politikasında realist bir yaklaşımla Türkiye'ye yeniden yönelmesini sağlamıştır.
Küresel istikrarsızlık ortamında Türkiye, Almanya ve AB için İsrail'den sonra bölgedeki en önemli stratejik ortak olarak görülmeye başlanmıştır.
Bu doğrultuda, Ekim 2025'te Almanya Şansölyesi Friedrich Merz'in Ankara ziyaretiyle "Ortak Stratejik Diyalog Mekanizması" kurulmuş ve Mayıs 2026'daki Berlin toplantısıyla bu mekanizma kurumsallaştırılmıştır.
Almanya, özellikle düzensiz göçle mücadele ve aşırı sağcı AfD partisinin yükselişini frenlemek adına Türkiye'nin iş birliğine ihtiyaç duymaktadır.
Askeri alanda ise ilişkileri hızlandırmak adına Türkiye'ye Patriot savunma sistemleri verilmiş ve askıya alınan Eurofighter Typhoon savaş uçaklarının satışı ile Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi'ne (ESSI) katılımı onaylanmıştır.
Temmuz 2026'da Ankara'da yapılacak NATO zirvesi de bu askeri bağları pekiştirmek için önemli bir fırsat olarak görülmektedir.
Türkiye'nin AB tam üyelik kriterlerini henüz karşılamadığı düşünülse de bu durum ikili stratejik ilişkilerin geliştirilmesinin önünde bir engel olarak görülmemektedir.
Almanya, Türkiye'nin Rusya ve Çin eksenine kaymasını önlemek, enerji ve göç gibi krizleri yönetmek ve Orta Doğu ile Ukrayna'daki diplomatik arabuluculuk rolünden faydalanmak adına bu yeni dönemi stratejik bir zorunluluk olarak değerlendirmektedir.
PUKMEDIA
Daha fazla haber
-
Navi Pillay Wins 2026 Nobel Peace Prize
01:53 PM - 2026-10-09 -
Shipping Traffic Through Strait of Hormuz Falls to Lowest Level in More Than Two Months
01:57 PM - 2026-10-08 -
Oil Prices Rise Above $102 as Middle East Supply Concerns Persist
09:45 AM - 2026-10-08 -
Iraqi Airways Carries More Than 271,000 Passengers in September
08:17 PM - 2026-10-07
En çok okunanlar
-
Vefatının Yıl Dönümünde Şeyh Mahmud Berzenci: Bağımsızlık İlanından Sürgüne ve Geri Dönüşe
Kürdistan 11:41 AM - 2026-10-09 -
Navi Pillay Nobel Barış Ödülü'ne Layık Görüldü
Dünya 04:49 PM - 2026-10-09 -
Halep'teki Tarihi Emevi Camii 13 Yılın Ardından Yeniden İbadete Açıldı
Dünya 12:09 PM - 2026-10-09 -
Trump, "Süper Zeka" Terimine Karşı Çıkanları "Düşman" Olarak Niteledi
Dünya 11:57 AM - 2026-10-09 -
"Gündoğumu" Projesi İçin 50 Bin Uydu
Dünya 11:52 AM - 2026-10-09 -
İlk Kez: Yapay Zeka Fotoğrafa Dayanarak Cilt Hastalıklarını Tedavi Ediyor
Dünya 04:53 PM - 2026-10-09



Başvuru

